|
|
|
 |
| |
|
|
EKONOMİ
|
|
|
| |
| İlçemiz
nüfusunun %50'sine yakın bölümünü emekliler oluşturmaktadır.
Kalan nüfusun |
|
yarısına yakın bir bölümü ise Kamu görevlileri
ile bunların eş ve çocuklarından oluşmaktadır.
Geriye kalan nüfus ise geleneksel yöntemlerle
" Çiftçilik, Hayvancılık, balıkçılık ve küçük
esnaflıkla" uğraşmaktadır.
|
| |
|
| |
|
TARIM
|
|
İLÇEDEKİ
ÜRETİM DURUMU
|
|
ÜRÜN CİNSİ
|
MİKTARI
|
BİRİMİ
|
|
BUĞDAY
|
286
|
TON
|
|
ARPA
|
2.789
|
TON
|
|
NOHUT
|
495
|
TON
|
|
ÜZÜM
|
330
|
TON
|
|
KAYISI
|
10
|
TON
|
|
ELMA
|
24
|
TON
|
|
|
|
DUT
|
13
|
TON
|
|
CEVİZ
|
19
|
TON
|
|
BADEM
|
269
|
TON
|
|
SEBZE
|
161
|
TON
|
|
PEKMEZ
|
11
|
TON
|
|
PESTİL
|
4
|
TON
|
|
AĞIN LEBLEBİSİ
|
108
|
TON
|
|
CEVİZ SUCUĞU
|
1.4
|
TON
|
|
| |
|
|
|
|
|
İLÇEDEKİ ARAZİ
DURUMU
|
| |
|
|
TOPLAM ARAZİ MİKTARI
|
55.381 DEKAR
|
| |
TARIM YAPILAN
ARAZİ MİKTARI |
47.281 DEKAR
|
| |
SULANABİLEN ARAZİ MİKTARI
|
9.780 DEKAR
|
| |
EKİLMEYEN
ARAZİ |
8.160 DEKAR
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
HAYVANCILIK |
| |
| İlçemiz
nüfusunun %50'sine yakın bölümünü emekliler oluşturmaktadır.
Kalan nüfusun |
|
yarısına yakın bir bölümü ise Kamu görevlileri ile
bunların eş ve çocuklarından oluşmaktadır. Geriye
kalan nüfus ise geleneksel yöntemlerle " Çiftçilik,
Hayvancılık, balıkçılık ve küçük esnaflıkla"
uğraşmaktadır. |
| |
| |
İLÇEDEKİ HAYVAN SAYISI
|
|
| |
| |
BÜYÜK BAŞ HAYVAN SAYISI
|
707 ADET |
|
| |
KÜÇÜK BAŞ HAYVAN SAYISI
|
3.250 ADET |
|
| |
KÜMES HAYVANI SAYISI
|
1.236 ADET |
|
| |
ARI KOVANI
|
1.350 ADET
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
İlçemizdeki
tek Sanayi kuruluşu olan ve 35 kişinin |
|
|
çalıştığı
Ağın Deri Fabrikası % 50 kapasite ile çalışmaktadır.
Tam kapasiteyle çalıştığında 70 kişiyi istihdam
edecektir. Fabrikada günde 2 ton (1000 Adet) deri
işlenmektedir.
|
| |
|
| |
| |
|
|
|
|
|
|
|
Keban
Baraj gölünde 17 ailemiz balıkçılıkla |
|
|
| uğraşmaktadır.
Bu ailelerimizin oluşturduğu kooperatif sayesinde
yılda 80 ton balık üretimi yapılmaktadır. |
| |
|
| |
| |
|
|
|
|
|
|
|
Keban
Baraj gölünde 17 ailemiz kerevit avı ile |
|
|
uğraşmaktadır. Bu ailelerimizin oluşturduğu kooperatif
sayesinde yılda 42 ton kerevit üretimi yapılmaktadır.
|
| |
|
| |
| |
|
|
|
|
|
|
|
Son
yıllarda ünü yakın çevremizi ve bölgemizi |
|
|
|
aşan kendine has tadı, kokusu ve gevrekliği olan
Ağın leblebisi, yurdumuzun değişik yörelerinde yapılmış
olan leblebilerden farklı tad ve yapılış özelliklerine
sahip, yiyenler tarafından beğenilen ve aranılan
bir leblebi türüdür. |
| |
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
YAPILIŞI
|
| |
| Ağın leblebisi genellikle
Sonbahar aylarında yapılır. Evin dışında müsait
bir yerde |
iki ocak kurulur. Leblebi yapımı için gerekli olan;
Leblebi sacı, tencere, elek, kürek, telis, odun,
çırpı, nohut, küllü su ve tuz hazırlanır. Külün
meşe külü olması tercih edilir.
Ocaklar yakıldıktan sonra ocağın birinde sacın üzerine
konan kum kızdırılır. Kumun ince olması gerekir.
Bunun için Bademli Köyü yakınlarındaki mağaradan
çıkan kum temin edilir. Diğer ocakta ise tencerede
kaynayan küllü suya nohut dökülür, üzerine tuz ilave
edildikten sonra nohutun suyunu çekene kadar kaynaması
beklenir. Nohut tencereyle ocaktan alınarak, o anda
birinci ocakta sac üzerinde kızdırılmış olan kumun
üzerine dökülür ve kum sürekli olarak kürekle nohut
kızarıncaya kadar karıştırılır, bundan sonra sac
ocaktan alınarak eleğin üzerine dökülür, eleğin
altında kalan kum tekrar sacın üzerine alınır. Leblebi
ise telis çuvallara konularak ovulur ve kabukları
ayrılır. Yukarıda sıralamış olduğumuz işlemler,
nohut bitinceye kadar defalarca tekrarlanır.
|
| |
| |
|
|
AĞIN PEKMEZİ
|
|
|
| Dut Pekmezi |
| |
| Mayıs-Haziran aylarında
dutlar değdiği zaman dut ağacının altına serilen |
çarşaflar üzerine dut sallanır. Çarşaf üzerindeki
dutlar kaplarla taşınarak ocak üzerine kurulmuş
olan kazana boşaltılır. İki üç teneke su ilave edilerek
kazanın altı yakılır, dut belli bir süre kaynatılıp
kıvamını bulunca saplakla (bir nevi saplı tas) şıranın
süzülmesi için bez torbaya doldurulur, şıralar bakraçlarla
taşınarak damın üzerinde serili olan kaplara boşaltılır,
kaplardaki şıralar güneşin altında pişerek koyulaşır,
koyulaştıkça azalan şıralar dördüncü günde iki veya
üç kapta bırakılan pekmez bundan sonra ince tülbetten
süzülerek ayrı bir kaba boşaltılır.Dut pekmezinin,
besin değerinin yanında tedavi edici özelliği de
vardır. Özellikle sabahları aç karnına birkaç kaşık
yenen pekmezin mide hastalıklarına karşı iyi geldiği
bilinmektedir.
|
| |
|
|
|
|
|