| |
|
|
|
 |
| |
|
|
|
|
|
|
EVLENME
|
| |
|
| KIZ İSTEME, SÖZ KESME |
| |
| |
|
| Ağın’da evlilikler genellikle
görücü usülü ile yapılır. İstenilecek kız komşularından
|
| kız ve ailesi
hakkında tatmin edici bilgiler toplandıktan sonra,
oğlanın yakınlarından birkaç kadın kızı görmeye
giderler. Kız evine gelince kız gelenlerin elini
öper, onlara kahve ikramında bulunur. Bu arada görücü
kadınlar kızı yakından görme fırsatı bulurlar, kızı
beğendikten sonra, görücü kadınlardan biri Allah’ın
emri, Peygamberin kavli ile kızınızı, oğlumuza istiyoruz
der. Kız tarafı niyetli ise Allah nasip etmişse
ne diyelim diye cevap verirler. Bu arada kız evine
On-on beş gün düşünme fırsatı verilir. |
| |
| |
Kız tarafı, oğlan ve ailesi
hakkında , oğlan tarafının komşularından bilgi ve
görüş |
| aldıktan
sonra netice olumlu ise, oğlan evinden kız evine
tekrar gidilir. Kız verildikten sonra söz kesilir.
Kıza dilbağı (söz) olarak bir yüzük takılır ve hayırlı
bir sonuca bağlandıktan sonra kız evi tarafından
hazırlanan şerbet içilir. Kız ve oğlan taraflarının
birlikte kararlaştırdıkları bir tarihte dini nikah
kıyılır ve ardından kız evinde yapılan sade bir
törenle nişan yapılıp yüzük takılır. Resmi nikah
ta kıyıldıktan sonra, düğün tarihi tesbit edilip
kız ve oğlan evinde düğün hazırlıklarına başlanır.
|
| |
|
|
|
|
|
|
DÜĞÜN
|
| |
| Düğün
telaşı ve hazırlıkları günler, hatta haftalar öncesinden
başlar, düğün için |
| kesilecek
hayvanlar hazırlanır. Yemeklerin yapılmasında ve
düğüne gelen misafirlerin ağırlanmasında düğün evine
komşuların büyük desteği olur. |
| |
|
| Düğünler Salı veya Cuma
günleri tutulur, iki gün ve iki gece devam eder.
Mevsim |
| olarak düğünlerin
yapılması ise yaz aylarında olur ve özellikle harman
sonuna bırakılır. Ancak günümüzdeki düğünler ekonomik
sebepler yüzünden bir gün ve bir gece yapılmaktadır.
Biz bu ara geçmişe dönelim. Günerkan Aydoğmuş’un;
“Ak topraklar Üzerinde Bir İlçe Ağın” adlı kitabının
1900 yıllarında Ağın’da düğün başlığı altında derlemiş
olduğu bilgileri sunalım. 1900 lü yıllarda Ağın’da
düğün çalgısız olurmuş, gelin dualar ve aminlerle
güveyi (damat) evine getirilirmiş, 1915-1920 li
yıllardan sonra Ağın’a ilk çalgı Elazığ’ın Üngüzek
köyünden getirilmiş, o yıllardaki düğünleri hatırlayanlar
defçi Aziz diye birinden bahsederler.
|
| |
| |
Bu kişi düğünlerde şaklabanlık
yaparak halkı güldürürmüş. Yaşlılardan derlenen
|
| bilgilere
göre, Müdürris Hüseyin Efendi Mahallesi arazisi
içinde bulunan Çarıkkol mevkisinde küçük bir köy
varmış, Bu gün halen binaların göl kenarındaki duvarları
görünmektedir. Bu köyden Ağın’a gelin getirildiği
zaman düğüncüler üç dutlar mevkisini dolanarak,
burada durak yapıp eğlendikten, çalıp oynadıktan
sonra Ağın’a yollanırlarmış. |
| |
|
|
|
|
|
| Tekrar
günümüze dönelim. Düğün tutulacağı ilk gün ikindi
sularında çalgıcılar |
| yöreye özgü
havalar çalarak çevreyi dolaşırlar, halkı düğüne
davet ederler. Yöremizde buna “Köy Çağırma” denir. |
| |
|
| Köylerimizde ise düğünün
tutulmasından bitimine kadar olan süre içerisinde
|
| halkımızın;vatana,
bayrağa sevgi ve bağlılığın bir ifadesi olarak Şanlı
Bayrağımız düğün evinin yüksek bir yerinde nazlı
nazlı dalgalandırılır. Gelin almaya gidilip dönüldüğü
zamanda Bayrak bir genç tarafından düğüncülerin
ön tarafında taşınır. Birinci akşam düğün için düzenlenip,
ışıklandırılan alanda gençler ve düğüne gelen misafirler
halay çekip oynarlar. Ertesi günde öğlene kadar,
çalınıp oynandıktan sonra, atlar hazırlanır, düğüncülerle
birlikte kız evine çeyiz almaya gidilir. Yöremizde
buna Sesgane alma denir. Gelinin eşyaları ata yüklenip
getirilmeden önce gelinin evi önünde bir süre halay
çekilerek oynanır, sonra sesgane ile birlikte güveyinin
evine dönülür. İkinci akşam düğün daha da kalabalık
olur. Çalgılar çalınıp halaylar çekildekten sonra
güveyinin (damat) oynaması beklenir. Yaşı 40’ın
üzerinde olanlar iyi hatırlar eskiden düğünlerin
ikinci gecesinde güveyi oynamadan önce Müderris
Hüseyin Efendi Mahallesinden Uzun Süleyman ve ekibi
tarafından yöremizde zeybek diye adlandırılan seyirlik
oyunları oynanırdı. |
| |
| |
Vücudunun belden yukarısı
çıplak, vücudu ve yüzü tencere karasıyla tanınmayacak |
| derecede
boyanmış bir zeybek oyuncusu, bacaklarının arasına
almış olduğu uzun bir sırık ve elinde yanan meşalesiyle
ve düğün alanına hızla yaklaşır, harman şeklinde
bir daire çizerek düğün ahalisini dağıtır ve Zeybeğin
oynanmasına zemin hazırlardı. Daha sonra Uzun Süleyman
ve diğer oyuncular almış oldukları rollere ve temsil
ettikleri kişilıklere göre orta yere gelir ve oyunlarını
sergilerlerdi. Bu oyunlar düğün ahalisi tarafından
büyük bir coşku ve heyacanla izlenirdi. |
| |
|
|
|
|
|
| Ağın
düğünlerinde; Dede ve kızları, Kız İsteme, Kervancı,
Çingene, Berber ve Çifte |
| bebekler
adlı seyirlik oyunlar temsil edilirdi. Zeybeğin
oynamasından sonra güveyi ve arkadaşları her iki
ellerinde tabaklar da yanan mumlarla çayda çırayı
oynayarak düğün alanına gelirler, oyun biraz devam
ettikten sonra halaya dönüşür, halay büyüğerek devam
eder. Bu arada güveyiğe paralar yapıştırırlır. |
| |
|
| Güveyinin oynamasından
sonra, kalabalık dağılmaya başlar. Ama çalgı susmaz,
|
| oyunlar oynanıp,
halaylar çekilir. Eğlence geç vakitlere kadar devam
eder. Geç vakitlerde kalabalık iyice dağıldıktan
sonra, düğün evindeki müsait bir odaya girilerek
güveyinin arkadaşları tarafından oyunlar oynanıp
paralar yapıştırılır. Güveyi ve gençler tarafından
ellerine kına yakıldıktan sonra uyumak üzere misafirler
evlere taksim edilirler. |
| |
| |
Düğünün ikinci ve son
günü gelin alma hazırlıkları başlar. Öğlene doğru
yola çıkan |
| düğüncüler,
gelin evine çalıp oynayarak giderler. Gelin baba
ocağından çıkacağı zaman kız evinde hüzün başlar,
bu hazırlıklar devam ederken dışarıda klarnetin
yanık sesi duyulur. |
| |
|
|
|
|
|
| Atlar
eğerlendi anam geldi gapuya
Gız cehizin topla anam doldur terkiye
Şimdi gızlar başlar anam yanık türküye
Doldur pınar doldur anam ben gider oldum
Anamı, babamı terkeder oldum.
|
| |
| |
|
| Gelin ağlatma havası ile
evden çıkan gelin ata bindirildikten sonra, düğüncüler
yola |
| koyulurlar
ve çalgının vurmuş olduğu yol havası ile yola devam
ederler. Bu arada kız evi ile erkek evi arasında
çocuklar ve gençler tarafından düğüncülerin önleri
kesilir ve bahşişler alınır. Güveyi, Sağdıç ve arkadaşları
evin damında düğüncüleri bekler. Gelin eve gireceği
zaman kapıda durur, güveyi ise mendil içerisine
konan elma, leblebi ve bozuk paraları gelinin başına
atar, yere düşen paralar çocuklar tarafından kapışılır.
Bundan sonra gelinle güveyi içeri alınır. Kapıda
duran Kaynana Gelin ve Güveyinin üzerine Kuran ve
ayna tutar. Çalgı ise bir süre cezayir havası çalmaya
devam eder. |
| |
| |
Bahçeye geçilir, çalgı
yöremize ait ağır hava büyük cevizin dibi, leylani
gecegü |
| havalaranı
çalmaya başlayınca gençler halaya kalkar, oyun oynandığı
esnada sağdıç güveyiyi halaya getirir, halay giderek
kalabalıklaşır, Breeey, Maşallah, maşallah nidalarıyla
düğün tamamlanmış olur. |
| |
|
|
|
|
|
| |
|
GELİN GÖRE ( YÜZ AÇIMI)
|
| |
|
| Düğünlerin bitmesinden
bir gün sonra Ağın ve çevresinde önceden hazırlanan
düğün |
| evine yakın
bir bahçede gelin göre yapılır. Çevremizde buna
yüz açımıda denir. Çevredeki kadınların ve kızların
çoğu gelin göreye gelirler. Yüz açımına gelenler
geline; para, altın, eşya gibi hediyeler getirirler.
Gelin kendine ayrılan bir yerde sandelyede oturur.
Bütün gözler gelinin üzerinde toplanır. Buna gelinin
süzülmesi denir. Gelin için bu sıkıcı bir durumdur.
En sonunda gelin oyuna kaldırılır. Yemekler yenip
gelin helvası dağıtıldıktan sonra yüz açımı son
bulur. |
| |
| |
Ağın ve çevresinde ki
düğünlerde klarnet, keman, cümbüş ve davul çalınır.
Düğünlerde |
| oynanan oyunlar
ise şunlardır. Leylani, Gecegü, Büyük cevizin dibi,
Ağır hava, Hayriye, Kol havası, Zurna havası, Maya
havası, Çayda Çıra, Dik hava, Delilo, Nurey, Tamzara,
Tirnanna ve Çiftetelli. |
| |
|
|
|
|
|
| 50-60
YILDAN BU YANA AĞIN VE YÖRESİNDEKİ DÜĞÜNLERDE ÇALGI
ÇALANLARIN İSİMLERİNİ LAKAPLARI İLE AŞAĞIYA SIRALIYORUZ.
|
| |
| |
|
|
|
| |
Klarnet Çalanlar
|
Keman Çalanlar
|
Davul Çalanlar
|
| |
Tepteli Gani Dayı
Tepteli Burhan
Tepteli Mustafa
İn'li Emin
Peküsülü Ahmet
Onarlı İbrahim
İsmail Beydemir
Ahmet Yalçın
Müzdat Kaya
Minayikli Yılmaz
|
Kemancı Dilo
Kemancı Bekir
Ocaklı Güzel
Gücülü Mehmet
|
Tepteli Mehmet
Ambergeli Fahri
Arapgirli Kadir
Erol Yazıcı
|
| |
Davul Çalanlar
|
|
|
| |
Çavuş Dayı
Vahşenli Cancik Dayı
Onarlı Hasan Hüseyin
Sonay Yay
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|