gototopgototop

Duyuru: Şimdi Ağın'da olmak vardı. Ağın'a Yolculuk Belgeseli çıktı. Bademli Köyümüz Suyuna kavuşuyor. Köylerimizde kilit parke ile değişen yüzü sizleri bekliyor.


Yazdır


KÜLTÜR

Ağın Kültürü
Çevremiz halk bilim kaynakları yönünden zengin bölgeler arasında yer alır. Ağın
Folklörü Kemaliye (Eğin) ve Arapgir yöresi folklörü ile bazı ortak özellikler arzetmektedir. Ancak Ağın İdari yapı olarak Elazığ?a bağlandıktan sonra kısmen de olsa Elazığ (Harput) folklörünün etkisi altında kalmıştır. Mahalli folklörün oluşumunda yöresel bazı etkinlikler rol oynamıştır. Çevremizdeki köylerin biribirine yakın olması, düğünlerde çalgıcıların her yöreye gidip düğün yapmaları; kız alıp, kız verme gibi adetler Ağın ve çevresinin folklorik yapısında ortak özellikler oluşturmuştur.



Ağın ağzı ile Kemaliye ve Arapgir ağızları arasında yakın benzerlikler vardır. Türk boylarının dil yapısı incelendiği zaman Ağın ve Eğin yöresine belli bir Türk boyunun yerleştiğini kuvvetlendirir. 1071 Malazgirt muharebesinden sonra Anadoluya gelen bir çok Türkmen boyları belli bölgelere gruplar halinde yerleşmişlerdir. Bu noktadan hareket ederek Ağın ve Eğin civarlarında aynı boya ait insanların gelip yerleştikleri ihtimalini kuvvetlendirmektedir.









Ayrıca Ağın?daki yer ve mevki adları incelendiği zaman Kırgızca ve Uygurca bir çok
kelimelere rastlamak mümkün olacaktır. Göçler esnasında belki bu bölgelere azda olsa değişik Türk boylarından yerleşenler olmuştur. Bu sebeple diğer Türk boylarınında özelliklerini taşıyabilir. Nitekim konuşma dilindeki lehçede Azeri özelliği arzeder. Bu çevrede rim eki birçok fiilin sonuna getirilerek söylenir. Mesala gelirim, oturirim, gedirim, oynirim gibi. Ağın ve çevresinde konuşulan kelimelerin hemen hemen çoğu hiç bozulmamış özbe öz Türkçe kelimelerdir. Oğuz ve Kıpçaklarda Y harfi yutularak okunur. Bu duruma Ağın ve çevresinde de rastlıyoruz. Yiğit yerine iğit, yürek yerine ürek gibi.


Günümüzden 40-50 yıl öncesine kadar Ağın ve çevresindeki köylerde, varlıklı, hali
vakti yerinde olan ailelerin evlerinde müsait büyük bir oda ayrılıp bu oda uzun kış gecelerinde mahalledeki ve köydeki erkeklerin bir araya gelmesi için açılırdı. Buna "oda açmak" ya da "oda yakmak" denirdi. Bu odalara oturmaya gelenler, beyaz toprak sıvalı duvarları, tavanı döşemelerle (ağaç) veya tahtayla kaplı, tabanına döşenmiş kalın minderler ve duvarların üç tarafına birden dizilmiş yastıklara yaslanarak, sohbet eder, günlük işlerini konuşurlardı.







Şenlikler


Ağın ve çevresinde yörenin kültür değerlerini ve folklör zenginliklerini sergilemek ve iç
turizmi canlı tutmak için Şenlikler düzenlenmektedir. Bu şenliklerden ilki Ağın Kültür ve Turizm Derneği tarafından 1990 yılından bu yana muhtelif aralıklarla devam eden Ağın, Kültür ve Sanat şenliğidir. İkincisi ise Beyelması Köyünü Güzelleştirme ve Kültür Derneği tarafından 1989 yılından günümüze muhtelif aralıklarla devam eden Beyelması leblebi şenliğidir.








Yöresel El Sanatları


Yöremiz dar ve kapalı ekonomik bölge olduğundan dışa açılması mümkün olmamıştır.
Durum el sanatları bakımından da aynıdır. Kendine yeterli olmayı kabullenmiştir. Ağın?da geleneksel el sanatları kalmamıştır. Eskiden yapılan el sanatlarından bazılarını aşağıda sıralıyoruz. 1-Çömlekçilik, 2-Dokumacılık, 3-Yemenicilik, 4-Nalbantlık, 5-Tüfekcilik, 6-Değirmencilik








Yöreye ait İnançlar


Ağın ve çevresinde köstebeğin yığdığı toprağa göre kışın nasıl geçeceği tahmin edilir.
Yığılan toprak ince ise kışın uzun ve karlı gececeğine az ise kışın hafif geçeğine inanılır.

Gök gürleyince eşik arasında durulmaz.
İki bayram arası düğün yapılmaz, nikah kıyılmaz.
Alıç ağaçları bol meyve verdiği zaman kışın çok olacağına, az meyve verdiği zaman kışın az olacağına inanılır.
Akşamları tırnak kesilmez.
Yine kış mevsimi ile ilgili bir inanış. Ağaçların yaprağı alt taraftan sararır ise, kışın zorlu geçeceğine, üst taraftan sarar ise hafif geçeceğine inanılır.
Gelin giden kızla birlikte bir de iğ gönderilir, bunun anlamı ise gelinin yeni evinde iğ gibi dönerek çalışmasıdır v.b.
Gece vakitsiz öten horoz uğursuzluk getirir.
Bacaklarının arasından bakan çocuk eve misafir getirir.
Gece Gökyüzünden bir yıldızın kayması bir kişinin ölmesi demektir.
Makas yada bıçak elden ele verilmez. Verilirse veren ve alanın arası bozulur. Ya yere konulur yada eldeki bıçak veya makasa tükürülüp, sonra verilir.








Ağın ve Çevresindeki Yer Adları


Ağın ve çevresindeki yer ve mevki adlarının bir çoğu konuşulan dil gibi özbe öz
Türkçe dir. Üstelik diğer Türk boyları da aynı mevki ve yer adlarını kullanmışlardır.

Böğürlü Dağı: Feribot İskelesinin Güneybatı yönüne düşen dağ.
Cebeciler: Bahadırlar yöresinde bir mevki ( Baraj suyu altında kaldı)
Çelebi Deresi: Beyelması Köyünden gelen dere ve mevki ismi
Kurt Kayalar: Ağın?la Kaşpınar Köyü arasında bir mevki
Keklik Paharı: Hekemat tepesi ile Beyelması arasında bir yer
Aladağ ve Karadağ: Ağın?nın batısındaki ve kuzeyindeki dağlar
Karağaç: Üçdutların arkasında bir mevki
Samsor Deresi: Ağın, Şenpınar arasında büyük susuz dere.
Enerle: Kaşpınar köyünden 2 km ileride ve göl kenarında bir mevki
Gazel Mezarlığı:Osman Tepesi ile Firen Beyi arasında bir mevki
Darı Bükü: Saraycıkla Dürümlü Köyü arasında bir mevki adı.
Kanlıca Maşat: Kaşpınar köyünden bir km uzaklıkta ve güney batı yönünde tepe.
Tanısa: Şenpınarla, Bahadırlar arasındaki geniş düzlük alanlar.
Yazılar: Ağın?la Şenpınar arasında ekilebilir düzlük alanlar.








Gelenekler


1-Kış Yarısı 2-Çiçi Mama (Cici Ana), 3-Cirit Oyunu, 4-İmece, 5-Herfane(Herfene)

6-Kirvelik, 7-Sağdıçlık, 8-Sünnet Geleneği, 9-Yumruk Oyunu, 10- Ü Oyunu, 11- Kale Kapmaca, 12-Kiriş Kırmaca, 13-Çelik Oyunu(Çelik Çomak) 14-Güvercin Oyunu 15-Uzun Eşek,16-Ayak Karış,17-Beş Taş, 18-Sirim Çekme, 19-Köşe Kapmaca









Koca Karı İlaçları


Yurdumuzun her yöresinde olduğu gibi bizim yöremizde de modern tıptan farklı ilaçlar,
koruyucu ve tedavi edici olarak kullanılmıştır. Bir kısmı hâla kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları Kılıç Yağı: Kesik Tedavisinde Merhem Olarak, Kurt Ciğeri: Çocuğu Olmayan kadınlar için, Haşlanmış Soğan: Patlamamış çıban tedavisinde, Kara Taş: Akrep ve Arı Sokmalarına karşı, Dabaz Otu: Cilt te oluşan kırmızı lekeler için, Nezle Otu: Nezle Tedavisi için v.b.








Ekmekler


Sac Ekmeği (Ekşili Ekmek): Leğende, una su ve maya ilave edilerek yoğrulur, hamur
ekşimeye bırakılır, hamur kabarınca ekmek pişmeye hazır demektir. Ocakta sac üzerinde ekmek pişirilir. Yöremizde en yaygın pişirilen bir ekmek türüdür. Sıcak sıcak üzerine tereyağı sürülerek yenilebilir.
Yufka, Katmer ve Kömbe: Tüm Anadoluda olduğu gibi Ağın?da yaygın olarak pişirilen bir ekmek türüdür. Yufka iki kadın tarafından pişirilir. Biri hamuru ince olarak açar diğeri ise ocakta saç üzerinde yufkayı pişirir. Katmer ise yufkanın üzerine yağ sürülüp katlanır tekrar bunun üzerine yağ sürülerek sacda pişirilir. Kömbe de aynıdır yalnız buna yağla birlite tavada kızartılan ince doğranmış soğan ve kıyma konulur.

Taplama Ekmek: Mayasız pişirilir, ekşili ekmekten ince yufkadan kalındır.

Değirmen pağacı: Eskiden suyla çalışan değirmenlerde pişirilirdi. Mayasız hamurla pişirilir. Tuz katılmaz, değirmenin bir köşesinde yapılmış olan ocakta pişirilir. Yöremize ait bir ekmek türüdür.








Çorbalar


Ayranlı çorba, Erişte Çorbası, Gurutlu Çorba, Sütlü Çorba, Tarhana Çorbası, Umaç
Çorbası, Borani Çorbası ve Ayranlı Köfte.

Gurutlu Çorba: Eskiden yapılan Ağın?da unutulmaya yüz tutmuş bir çorba türüdür. Gurut, çökeliğin kurutulmuşu demektir. Çökelik pasta biçiminde şekillendirilerek damlara serilir ve güneşte kurutulur, Kurutulan Gurut (Çökelik) belli miktarlarda leğene konur, su ilave edilerek elin tavanı ile ezilir, bu işlem bayağı zordur. Gurutun ezilip ayran kıvamına gelmesi uzun zaman alır. Gurut nohut gibi oluncaya kadar ezilir. Yöremizde buna meşük denir. Diğer taraftan tencere de döğme ve nohut pilav oluncuya kadar pişirilir, soğuduktan sonra ayrı bir leğen de üzerine Gurut ayranı dökülür, karıştırılıp soğumaya bırakılır.









DİĞER YEMEK TÜRLERİ


İçli Köfte,Ayranlı Çorba,Kavurma, Kızartma, Galagoş, Köfte, Gıldırikli Köfte, sırın,
Mercimek Köftesi, Biber-Kabak-Patlıcan-Yaprak Dolması, Taze Fasülye, Kuru Fasülye, Patates Yahnisi, Karnı Yarık, Perper aşı, Patates Kavurması, Mıkla, Patlıcanlı Pilav, Baturmu, Domatesli Pilav, Yapraklı Pilav, Yemlikli Pilav, Yağda Yumurta, Ekmek Kızartması, Tirit, Un Helvası, Çingene Helvası, Sütlaç, Pelize, Pelverde (Dut pekmezi ve Mişmiş ten yapılır.) Üzüm pekmezi,Dut pekmezi, Kabak Reçeli, Vişne-Ayva-Elma ve Kayası reçeli vb....








Ağın ve Çevresindeki Kırgızca Kelimeler


KIRGIZCA KELİMELER
OKUNUŞU
ANLAMI

bıldır bıltır geçen yıl

börtmek börtmek şişmek, kabarmak
çebiş çebiş iki yaşında keçi
ahır akır hayvan barınağı
şıvga şıvga ince
çayan çayan yengeç
çıyrık çıyrık ip büken alet

çorkuluk çorholok kalın dudak








Ağın ve Çevresindeki Konuşulan Bazı Kelimeler


Ağartu :İnek, Koyun gibi hayvanların sütünden elde edilen yağ, peynir, yoğurt
Ahpun :Hayvan gübresi
Alaf :Otlardan hazırlanan hayvan yemi
Arağa :Ev yapımında duvar arasına atılan ağaç
Arıstak :Damlı evlerde ağaçlı taban
Ayam :Hava, Hava Durumu
Baran(Kırgızca) :Su arkı
Becit :Önemli, öncelikli
Baroş :Kazanın büyüğü
Bıldır(Kırgızca) :Geçen yıl
Boççik :Birşeyin uç yada dipteki kısmı
Cıbıl :Beş parasız, pulsuz
Cıngırayaz :Gece bulutsuz gökyüzü
Çağa :Küçük çocuk, bebek
Çantik :Küçük Çanta
Çarğ :Eski evlerde banyo yapılan yer
Çor :Hastalık yada, cinli kimse
Çebiş :(Kırgızca): İkiyaşındaki keçi
Çemkürme :Laübali bir şekilde karşı gelme
Devlik :Belli bir dönem için yapılan tedarik
Dımbılik :Şişkin, fazla yemekten karnı şişmiş
Dılpik :İnce, küçük dal
Gavar :Suyu birkaç kola bölerek dağıtan ark
Fölt :Küçük tüfek
Gıggılik :En yüksek tepe
Gıristik :Bez parçasından yapılan mum
Halçik :Ana dallardan çıkan küçük dal
Hıla :Sofra bezi
İlinçağ :Salıncak
Kortik :Küçük çukur
Kındik :Üzüm salkımlarındanki küçük dalcıklar
Lülük :Küçük delik
Meşveret :Gizli anlaşma
Mişmiş :Zerdali, kayısının aşısız olanı
Möhkem :Sağlam dayanıklı
Pağaç :Değirmende yapılan ekmek
Pağıllanma :Kıskanma, çekememe
Poşovar :Yeni çimlenmiş ekin
Püşürük :Toprak evlerin damlarına serilen çamur
Sehen :Tabak
Süğük :Damın duvardan taşan sal dizilmiş kısmı
Şiplik :İnce çubuk
Şişlağh :Şımarık
Tümürlevü :Tahıl ölçüsü
Yeylik :Hafif
Zoğna : Eski tip ağaç kapıların ağaçtan yapılan dili


Bunların yanında Ağın ve civarlarında Uygurca kelimelere rastlamakta mümkündür. Bunlardan bazıları ve anlamı:

Ayvan : Eski evlerde genellikle üst katlarda önü açık salon

Samsor :Ağın?da bir mevki adı olup, Samsor?un dere olarak geçer

Yalavuz :Yalnız, tek.






Halk Oyunlarımız


Yöre Kültürünün tanıtımında en etkin rol halk oyunlarıdır. Halk oyunlarının hangi kişiler tarafından oluşturulduğu bilinemez. Çevre il ve İlçelerle büyük benzerlikler ve farklılıklar izlenmektedir.

Ağın?da Oynanan Oyunlar


AĞIN OYUNLARI ELAZIĞ OYUNLARI EĞİN OYUNLARI
Leylani (Varyant)

Büyük Ceviz (Varyant)

Tombulum

Tenekeye Un Bastım

Zurna Havaları

Mayalı Halay

Eski Maya

Ağır Kol Oyunu

Ağın Üç Ayağı

Ninayi

Kemer Ağır Kalkmıyor

Engin Dağı

Allılar

Tırnana (Varyant)

Çayda Çıra

Büyük Ceviz (Varyant)

Delilo

Fatmalı (Norey)

Avreş

Halay(Dik)

Tamzara

Leblebici

Temür Ağa

Anom Anom Eğinlimisin

Bebek

Hayriye

Dut Ağacı

Hostanın Bademleri

Tırnana

Gecegü

Meşenin Tepelisi

Leylani (Varyant)

Bahçeye İndimdiki

Karaçor









Atasözleri


Her atasözü toplumsal bir gerçeği dile getirip dini ve ahlaki değerlerle bütünleşerek söylenmiş olan veciz sözlerdir. Ağın da yapılan derlemelerde daha ziyade bir cümleden meydana gelen Atasözlerinin söylediği görülür. Bunun yanında iki mısradan oluşan ve şiir şeklinde söylenen Atasözleride tesbit edilmiştir.


Ağlarsa anam ağlar, gayrısı yalan ağlar.

Akıl akıldan üstündür.

Ağır otur ki batman gelesin.

Ağlayanın malı gülene hayretmez.

Akşamın hayrından Sabahın şerri iyidir.

Allah dağına göre kışını verir.

Ateş düştüğü yeri yakar.

Beleş bekmez baldan tatlıdır.

Çorbana ne doğrarsan kaşağına o gelir.

Dedesi koruk yemiş, torununun dişi kamaşmış.

Eşeğin kuyruğunu elin yanında kesme, kimi uzun der, kimi kısa.

Eskisi olmayanın yenisi olmaz.

Elin atına binen tez iner.

Eşeğin yükü ağır olmazsa yola gitmez.

İyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıcak olmazdı.

Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.









Deyimler


Bütün Türk Dünyasında söylenen deyimler gerçek anlamları dışında mecazi bir anlam taşıyan kalıplaşmış sözlerdir. Orhun Abidelerinden gönümüze kadar deyimlere rastlamaktayız. Anadolunun her yerinde olduğu gibi, Ağın ve yöresinde de deyimler yaygın olarak söylenmektedir.


Aç gezip kuyruğunu dik tutmak.

Akıl fukarası.

Atlı sığar, itli sığmaz.

Baş yok, buğ yok.

Çağayı kundakta, gelini duvakta eğitmeli.

Geline duvak, eve suvak yaraşır.

Önü nohut kavurur, arkası harman savurur.

Değirmenden gelenden pağaç umulur.

Cıngır ayaz.

Ençiti merhabası.

Eme geçmek.

İt yatağında ekmek ufağı.

Guru guru gadan alam.

Takgur taggur öğünde ölem.

Şer boncuğu.

Şeri ıssız dağlara.

Mıhlanıp kalmak.

Kono?un türküsü.

Yere bakan, yürek yakan.












Ağıtlar


Konu itibarıyla Ağıtlar bütün Türk Dünyasında benzer özellikler göstermektedir. Acı olaylar karşısında etkilenen Türk İnsanı üzüntülerini ve duygularını mısralar halinde Ağıtlara dökmüştür. Ağıtlar şiir şeklinde okunduğu gibi bazen de okuyanın yorumuna göre kendisine has ezgi biçimiyle de okunur.Biz burada Ağın?lı şair Zeynep ÖZMEN tarafından Keban Barajı yapıldığı yıllarda köyleri ve arazileri su altında kalan köylüler için yazdığı ağıttan bir-kaç dörtlük sunuyoruz.

1994 Yılında altı meslektaşı ile görev yaptığı Tunceli İli Mazgirt İlçesinin köyünde Millet ve Vatan uğrunda şehit düşen Öğretmen Rüstem ŞEN'e Ahmet SAMUR tarafından yazılan ağıttan bir-kaç dörtlük sunuyoruz.







BARAJ ÜZERİNE AĞIN ÖĞRETMEN RÜSTEM ŞEN

Şu Murat, kalksaydı aradan,
Hiç biri istifade etmedi verdikleri paradan,
İşte muhacir olduk gidiyoruz buradan,
Bize yardımcı ol, yeri göğü yaradan.

Çok güzeldir, Südereğin Muharpur düzü,
Tarlalarımızın başında geçiriyorduk yazı,
Apartman katına çıkarsalar bizi,
Yine memleketimizdedir hepimizin gözü.

Hacı şöför ökürtüyle ağladı,
Orada olanların yüreğine dağladı,
Gittiği yerin ne tarlası var ne bağı,
Aldığı parayı bir tek eve bağladı.

Çok güzeldi köyümüzün havası,
Baraj yapılınca döküldü evlerimizin sıvası,
Ah şu barajın yüzünden,
Bozuldu hepimizin yuvası
Zeynep ÖZMEN

İlin Elazığ'dı ilçense Ağın,
Fidan gibi boyun, tam gençlik çağın,
Biz bilemedik yavrum, neydi adağın?
Al kanlar içinde yatan Rüstem'im

Tunceli dağında, Mazgirt elinde,
Sevgi yüreğinde, kalem elinde,
Yağlı kurşun yemiş on beş yerinde,
Rüstem'im Rüstem'im aslan Rüstem'im
Al kanlar içinde yatan Rüstem'im

Görev aşkı onda namustu, ardı,
Karanlık beyinlere ışık saçardı,
Daha yapılacak çok işi vardı,
Rüstem'im Rüstem'im aslan Rüstem'im
Al kanlar içinde yatan Rüstem'im
Ahmet SAMUR








KAYNAKÇA




Kültür Bölümünün hazırlanmasında yararlanılan kaynaklar:

Dünden Bugüne Ağın ( Mehmet Orhan)

Ağın Düşün ve Sanat Dergisi

Yöresiyle Ağın (İsmail Beydemir)

Ak Topraklar Üzerinde Bir İlçe (Günerkan Aydoğmuş)

Her Yönüyle Kemaliye (Kemaliye Kaymakamlığı)

Harput Yollarında(İhsak Sungurluoğlu)

Ahmet Samur

Ahmet Remzi Erdoğan

 

Kaymakamımız

kaymakam

Galeri

Ziyaretçi Sayımız

Bugün10
Dün152
Toplam247591